© Kıbrıs Haber Sitesi 2023

İKİ KUTUPLU DÜNYAYA DÖNÜŞ!

21. yüzyılın ikinci çeyreği yani zamanımız tamamlanırken iki önemli faktörü ele almadan bir sonuca varamayız…

Birincisi; Sovyetler Birliği’nin dağılması ve Soğuk Savaş’ın sona ermesi ile derece derece çökmesi ve kuralsızlık döneminin hakim olması…

İkincisi de; 20. yüzyılda oluşan liberal ekonomik sistemin, küreselleşme sürecinde Gelişme Yolunda Ülkelerin lehine ve Gelişmiş Ülkelerin, özellikle de ABD’nin aleyhine gelişme trendine girmesidir.

Hatırlayınız 20. yüzyılın ilk yarısında iki dünya savaşı yaşanmış, on milyonlarca insan hayatını kaybetmiş, savaşa giren ülkeler tahribata uğramış ve bu iki savaşın bedeli insanlık için ağır olmuştur.

Bu ağır tahribattan sonra ABD’nin öncülüğünde, Avrupa’yı Sovyetler Birliği’ne karşı korumak üzere 1949 yılında Kuzey Atlantik İttifakı (NATO) kurulmuştur. Türkiye de bu ittifaka 1952 yılında dahil olmuştur. Rusya liderliğinde de bu ittifaka karşı Doğu Avrupa, Kafkasya ve Orta Asya ülkelerinin dahil olduğu Varşova Paktı oluşturulmuştur. Böylece güç dengesine ve caydırıcılığa dayalı iki kutuplu bir dünya düzeni meydana gelmiştir. Bu düzen ‘’Soğuk Savaş Dönemi’’ olarak dünya literatüründe yerini almıştır.

Soğuk Savaş Dönemi’nde ülkeler yarım asır süren, askeri denge ve siyasi prensipler çerçevesinde barış ve güven içinde yaşama imkânı bulmuşlardı. Rusya devlet başkanı Gorbaçov’un Sovyetler Birliği’nin sürdürülemez hale gelmesini beyan etmesiyle; 1989’da Berlin Duvarı yıkıldı 1990’da Varşova Paktı feshedildi 1991’de Sovyetler Birliği dağıldı Artık güç dengesine ve caydırıcılığa dayalı ‘’İki Kutuplu Dünya Düzeni’’ sona ermişti.

Soğuk Savaş sonrası ABD tek güç olarak kalmıştı. İşte bu tek güç kalması dünya dengelerini alt üst etti ve ABD Irak İşgaliyle başlayan süreçle acımasızlığını ortaya koydu. ‘’Tek Kutuplu Dünya’’ da artık Sovyetler Birliği ve Komünizm Batı için tehdit olmaktan çıkmış, ancak yeni tehditler doğmaya ve güç kazanmaya başlamıştı.

Özellikle terörizm ve mikro-milliyetçilik, siber saldırı gibi legal olmayan organizasyonlar kurumsal yapıları ve devletleri tehdit etmeye başlamıştı. 11 Eylül 2001’de Amerika Birleşik Devletleri’ne, Dünya Ticaret Merkezi ve Pentagon’a yapılan terörist saldırılar dünya güvenliği için bir kırılma noktası oluşturmuştu.

Bu saldırıyla ABD’nin yeni güvenlik stratejisi değişmeye başlamış ve bu değişim dünya güvenlik sistemini de alt üst etmeye sebep teşkil etmiştir. İşte tam bu süreçte Putin’in Rusya Federasyonu’nun liderliğine geçmesi ile Rusya toparlanmış ve dünya siyasetinde tekrar yerini almaya başlamıştı. O yerini almanın geldiği noktadır Ukrayna İşgali. Rusya Ukraynaya gelene kadar ABD’ye “tek kutup değilsin” demek için, 2008’de Gürcistan’a müdahale ederek Güney Osetya’yı ve Abhazya’yı Gürcistan’dan ayırmıştır. 2014 yılında da Ukrayna’ya askeri operasyona başlamış, Kırım’ı ilhak etmiş ve Ukrayna’nın doğusunda belli derinliğe kadar ilerleyerek varlığını sürdürmüş en son Suriye’de son sözü ben söylerim demiştir. Üzülerek söylemeliyim ki, bu iki kutup arasında kalan diğer ülkeler üçüncü bir seçeneği hayata getiremedikleri için dünya zulüm ve soykırım görmektedir. Bu durum en çok diğer ülkelerin ekonomik sistemini yok etmekle beraber ABD ve Rusya’yı iyice güçlendirmektedir.

Özetle, bu iki kutbun danışıklı döğüşü bu gün Ukrayna’da tüm çıplaklığı gözlerimizin önündedir. Netice itibari bu paylaşımdan sonucu milyonlarca insan can kaybına uğramış, evlerini ve ülkelerini terk etmiş ve sefalete düşmüşlerdir.

 Bu gidişatın dünyaya huzur getirmeyeceği ve sonuçlarının bütün ülkeleri etkileyeceği aşikârdır. Daha güvenli, istikrarlı ve huzurlu dünya için ‘’Yeni Ekonomik Sistem’e ihtiyaç duyulduğu kabul edilmelidir. Dünya insanlığı artık Terörizm başta olmak üzere yeni tehditler net bir şekilde tarif edilmeli ve bu tarif konusunda geniş mutabakat sağlanmalı ve birlikte mücadele edilmelidir.

Devletlerarası sorunların çözümünde askeri güç yerine yumuşak güç kullanılmasının ön planda tutulması ve bunun uluslararası bir mekanizma haline getirilmesi düşünülmelidir. Son NATO zirvesi göstermiştir ki, Rusya İle ABD arasındaki paylaşım devam edecektir. Rusya işgallerle ben varım dedi, ABD elinden kaçan NATO’yu yeniden dirilterek bensiz olmaz dedi... İyi de biz ne diyoruz… Ne zamana kadar iki kutuplu sistemin danışıklı döğüşüne alet olacağız…

Tayfun Aydınlı

02/04/2022

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER