Tabipler Birliği: Sağlıkta Yaşanan Krizin Nedeni Mesai Değil, Plansızlık ve Yönetim Zafiyeti
GÜNDEMTabipler Birliği, sağlık sistemindeki krizin yalnızca mesai saatlerinin artırılmasıyla çözülemeyeceğini vurgulayarak, sorunun temelinde plansızlık, ihmalkârlık ve yönetim yetersizliği olduğunu belirtti.
Tabipler Birliği, sağlık sisteminde yaşanan sorunlara ilişkin kapsamlı bir açıklama yaparak, mevcut krizin yalnızca mesai saatlerinin artırılmasıyla çözülemeyeceğini vurguladı. Açıklamada, sağlık alanındaki asıl sorunun plansızlık, ihmalkârlık ve yönetememe olduğu ifade edildi.
Birlik, kamusal sağlıkta mevcut mesai saatlerinin yetersiz olduğu ve mesai sürelerinin artırılması gerektiği konusunda kamuda ve özelde çalışan hekimlerin ortak görüşe sahip olduğunu belirtti. Ancak buna rağmen, yıllardır süregelen yapısal sorunlar çözülmeden atılacak tekil adımların sonuç vermeyeceği kaydedildi.
Açıklamada, en temel sorunun plansız biçimde artan nüfusla birlikte yıllardır devam eden sistemsizlik, dağınıklık ve hareketsizlik olduğu vurgulandı. Bu durumun, toplumun sağlık hizmetlerine erişimini her geçen gün daha da zorlaştırdığı, hatta bazı durumlarda imkânsız hâle getirdiği ifade edildi.
Tabipler Birliği, sağlık sisteminin basamak hekimliği esasına göre yeniden yapılandırılması gerektiğini belirterek, bireylerin ikamet ettikleri yerlere yakın, yeterli altyapı ve personele sahip, koruyucu ve önleyici sağlık hizmetlerini önceleyen merkezlerde hizmet almasının sağlanması gerektiğini vurguladı. Bu yaklaşımın, ikinci ve üçüncü basamak sağlık merkezlerinin üzerindeki yükü azaltacağına dikkat çekildi.
İkinci basamak hastanelerin güçlendirilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, bu hastaneler için kalıcı hekim kadrolarının oluşturulması, altyapı ve personel eksikliklerinin giderilmesi çağrısı yapıldı. Yıllardır tamamlanamayan Girne ve Güzelyurt hastanelerinin derhal bitirilmesi ve gerekli planlama ile kadrolaşma çalışmalarına başlanması gerektiği vurgulandı.
Güzelyurt Hastanesi’nin Şubat ayında tamamlanacağının defalarca dile getirildiği hatırlatılan açıklamada, Şubat ayının gelmesine rağmen hastanenin hâlâ bitirilmediği belirtilerek, “Anlaşılan söylenmeyen tek şey hangi yıl olduğuydu” ifadelerine yer verildi. Söz konusu hastanelerle ilgili kamuoyuna yansıyan rüşvet ve yolsuzluk iddialarının ise şeffaf ve ciddi şekilde soruşturulması gerektiği kaydedildi.
Lefkoşa özelinde, yeni Lefkoşa Devlet Hastanesi’nin planlamasının Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nin sistemde kalacağı şekilde yeniden ele alınması gerektiği ifade edildi. Gerçek nüfus verilerine göre yatak, ameliyathane ve altyapı planlamasının yapılması, Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nin yenilenme sürecine ise acilen başlanması gerektiği belirtildi. Ayrıca yeni Lefkoşa ve Pamuklu hastanelerinin KKTC’nin değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin yatırımları olduğu hatırlatılarak, mevcut hükümetin icraatı gibi sunulmasının doğru olmadığı vurgulandı.
Uzun yıllardır gündemde olan Genel Sağlık Sigortası sisteminin, güçlü bir kamu sağlık altyapısı ve etkin denetim mekanizmalarıyla hayata geçirilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, Kıbrıs’ın kuzeyine uygun, tüm paydaşların katılımıyla oluşturulacak “adalı” bir GSS modeline ihtiyaç olduğu ifade edildi.
Mesai konusuna da değinilen açıklamada, sağlık alanındaki çalışma koşullarının diğer kamu kurumlarından tamamen farklı olduğu vurgulandı. Nöbetler, icaplar, nöbet sonrası dinlenme olmaksızın çalıştırılma, kadrosuz ve yasaya aykırı görevlendirmeler, bazı branşlarda hekim eksikliği, sözleşmeli ve mecburi hizmetle çalışan uzmanların eğitim ve hastalık haklarının kısıtlı olması ile bazı alanlarda 365 gün kesintisiz icapçı olma zorunluluğunun hekimlerin günlük gerçeği olduğu kaydedildi. Bu çalışma düzeninin bütüncül bir yaklaşımla yeniden ele alınması gerektiği belirtildi.
Açıklamada, hekimlerin sorununun kamuoyuna yansıtılan gerçek dışı maaş rakamları değil; hakları ve mesleki itibarları olduğu vurgulandı. Yıllarca bozuk sistemden faydalanan, bugün ise yolsuzluk iddiaları ve ağır eleştiriler karşısında somut adım atmayan yöneticilerin girişimlerinin inandırıcı olmadığı ifade edildi. Hekimleri hedef alan ve hekim düşmanlığını körükleyen söylemlerin kabul edilemez olduğu vurgulandı.
Tabipler Birliği, yapılması gerekenin açık olduğunu belirterek; sağlık sisteminin bütüncül bir anlayışla eş zamanlı olarak yeniden düzenlenmesi, yıllardır tamamlanamayan sağlık yatırımlarının bitirilmesi, bu merkezlerde görev yapacak sağlık çalışanlarının planlanması ve sağlığın siyasal hesaplara ve popülist yaklaşımlara kurban edilmemesi gerektiğini kaydetti.
Açıklamanın sonunda, hekimlere yönelik haksız ve seviyesiz saldırıların kınandığı belirtilerek, bu haklı mücadelede Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası (Tıp-İş) ve kamuda zor koşullar altında görev yapan tüm hekimlerle dayanışma içinde olunduğu kamuoyuna ilan edildi.
İlginizi Çekebilir