"Eşitlik Olmadan Masaya Oturursanız, Eşitlik Olmadan Kalkarsınız"
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52’nci yıl dönümünde Doğu Akdeniz'deki statüye ve adadaki müzakere süreçlerine dair tarihi nitelikte değerlendirmelerde bulundu. Kıbrıs sorununun özünde bir "statü problemi" yattığına dikkat çeken Ertuğruloğlu, uluslararası camianın ve adadaki muhatapların yaklaşımını sert sözlerle eleştirdi.
Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın öğretilerine atıfta bulunan Bakan Ertuğruloğlu, 60 yıldır sonuçsuz kalan müzakere masalarının başarısızlık nedenini şu sözlerle özetledi:
"Kıbrıs sorunu bir statü sorunudur. Rum tarafı, adanın tek hakimi ve sahibi gibi görülürken, Türk tarafı azınlık statüsüne indirgenmek istenmektedir. Eşitlik olmadan masaya oturursanız, eşitlik olmadan kalkarsınız. Bu adaletsiz anlayış yüzünden 60 yıllık müzakere süreci tamamen başarısız olmuştur."
BM ve AB’ye Tepki: "Hatalarınızı Yasallaştırmamızı Çok Beklersiniz"
Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa Birliği'nin (AB) Kıbrıs konusunda taraflı davrandığını ve tarihi hatalara imza attığını belirten Ertuğruloğlu, dış politikadaki kırmızı çizgileri net bir şekilde çizdi:
Tarihi Hatalar Zinciri: BM’nin Rum tarafına haksız yere "Kıbrıs Cumhuriyeti" statüsü tanımasının ardından, AB de 2004 yılında benzer bir siyasi hata yaparak Rum yönetimini tek taraflı olarak üyeliğe kabul etmiştir.
Net Reddetme: Dünyanın bu hataları KKTC'ye dayatmaya çalıştığını söyleyen Ertuğruloğlu, "Şimdi bizden bu hatalarını yasallaştırmamızı bekliyorlar. Çok beklersiniz" diyerek kapıları kapattı.
Egemen Eşitlik: KKTC’nin iki egemen eşit devlet ve eşit uluslararası statü politikasından asla vazgeçmeyeceğini yineleyen Bakan; devletin, anavatanın ve Türk askerinin varlığıyla adadaki hakların tam koruma altında olduğunu belirtti.
"Tek Gerçek Garantör Türkiye’dir"
Kıbrıs üzerindeki garantörlük mekanizmalarını değerlendiren Ertuğruloğlu; İngiltere ve Yunanistan’ın tarih boyunca garantörlük sorumluluklarını yerine getirmediğini, adada barışı ve Türk varlığını koruyan tek gücün Türkiye Cumhuriyeti olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin tek taraflı müdahale hakkının Kıbrıslı Türkler için hayati ve vazgeçilmez olduğunun altını çizen Ertuğruloğlu, 1974 harekatının adadaki yerini şu tarihi analizle netleştirdi:
Çözümün Kendisi: Kıbrıs meselesi 20 Temmuz 1974'te değil, 1963'teki Rum saldırganlığı ve Türklerin anayasal sistemden silah zoruyla dışlanmasıyla başlamıştır. Dolayısıyla 20 Temmuz, sorunun başlangıcı değil, adadaki soykırımı bitiren bir anlamda çözümün kendisidir.
Caydırıcı Güç: Mehmetçik ve Mücahit'in omuz omuza mücadelesi Kıbrıs'ın bir Helen adası olmasını engellemiştir. Türk ordusu işgalci değil, bölgedeki barışı koruyan en büyük caydırıcı güçtür. Anavatan Türkiye var olduğu sürece Kıbrıs Türk halkı bir daha asla geçmişteki karanlık günlere dönmeyecektir.


























Yorum Yazın