Kanser, kalp ve damar hastalıklarının ardından dünya genelinde en sık görülen ikinci ölüm nedeni olmayı sürdürüyor. Uluslararası araştırmalara göre kanser vakalarının her yıl artış göstermesi beklenirken, 2050 yılına kadar dünya genelinde 30 milyondan fazla yeni vaka görülmesi, kanser kaynaklı ölümlerin ise 18 milyonu aşması öngörülüyor.
Türkiye’de de benzer bir tablo söz konusu. Ülkede her beş ölümden birinin kanser nedeniyle gerçekleştiği belirtilirken, tıp alanındaki ilerlemelere rağmen uzmanlar asıl mücadelenin hastalığa yakalanmadan önce verilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları, Tıbbi Onkoloji ve Tümör İmmünolojisi Uzmanı Prof. Dr. Nebi Serkan Demirci, kanserlerin yaklaşık üçte birinin önlenebilir risk faktörlerinden kaynaklandığını belirterek, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine vurgu yaptı.
Sigara ve tütün ürünlerinin yalnızca akciğer kanseri değil, birçok kanser türüyle doğrudan ilişkili olduğunu ifade eden Prof. Dr. Demirci, bu ürünlerden uzak durmanın kanser riskini ciddi ölçüde azalttığını söyledi. Alkol tüketiminin de başta meme, karaciğer ve sindirim sistemi kanserleri olmak üzere pek çok kanser türü için risk oluşturduğunu kaydetti.
Obezite ve hareketsiz yaşamın da önemli risk faktörleri arasında yer aldığını belirten Demirci, haftada en az üç gün, 20 ila 40 dakika tempolu yürüyüş veya benzeri fiziksel aktivitelerin kanserden korunmada etkili olduğunu dile getirdi. İşlenmiş gıdalar konusunda da uyarılarda bulunan Demirci, sucuk, salam ve sosis gibi ürünlerin Dünya Sağlık Örgütü tarafından kanserojen olarak sınıflandırıldığını hatırlattı.
Güneş ışınlarına uzun süre maruz kalmanın özellikle cilt kanseri riskini artırdığını vurgulayan Demirci, yaz aylarında güneşin dik geldiği saatlerde korunmasız kalınmaması gerektiğini ifade etti.
Erken Teşhis Hayat Kurtarıyor
Kanserle mücadelede düzenli taramaların hayati öneme sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Demirci, Türkiye genelinde hizmet veren Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri’nin (KETEM) bu açıdan önemli bir rol üstlendiğini söyledi.
Kadınlarda 40 yaşından sonra mamografi taramalarının düzenli olarak yapılması gerektiğini belirten Demirci, rahim ağzı kanseri için jinekolojik kontrollerin, kalın bağırsak kanseri için ise 50 yaş sonrası kolonoskopi veya dışkıda gizli kan testlerinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Tedavide Başarı Oranları Artıyor
Kanser tedavisinde özellikle son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını ifade eden Demirci, erken evrede yakalanan hastalarda başarı oranlarının oldukça yükseldiğini belirtti. İleri evre akciğer kanserinde immünoterapiyle sağ kalım oranlarının geçmiş yıllara kıyasla ciddi şekilde arttığını kaydeden Demirci, bazı hasta gruplarında beş yıllık sağ kalım oranlarının yüzde 30-35 seviyelerine ulaştığını söyledi.
Bitkisel Ürünlere Dikkat
Kanser tedavisi sürecinde kontrolsüz bitkisel ürün kullanımının ciddi riskler taşıdığına dikkat çeken Prof. Dr. Demirci, bu ürünlerin bilimsel olarak kanseri tedavi ettiğini gösteren güçlü kanıtlar bulunmadığını ifade etti. Doktora danışılmadan kullanılan bitkisel ürünlerin tedavinin etkinliğini azaltabileceğini ve bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebileceğini belirtti.
Demirci, “Doğal olan her şey zararsız değildir. Bitkisel ürünlerin kontrolsüz kullanımı, özellikle immünoterapilerin etkisini azaltabilir” diyerek, hastaların her türlü ek ürünü mutlaka hekimlerine danışarak kullanmaları gerektiğini vurguladı.



























Yorum Yazın